Perşembe, Nisan 12, 2007

Nasılsın, bilirim...


Nasıl olduğunu mu merak ediyorsun? Önce bir boşalma haliyle koşturursun, sonra oturur nefes alırken "Bu da geçti" dercesine bir gülümseme yayılır yüzüne, devam edersin "buraya kadar herşey tamam"dır, sonra keyiflenesin diye koyduğun müzigin o kadar hareketli şarkısı içinden bi tanesi gelir seni buluverir, önce son an hemen akabinde de o ilk an gelir gözünün önüne, zorla tuttuğun dudağının köşeleri olmaları gerektiği yerlere doğru giderler, işte tam da o anda bi yığın anı doluşur aklına, inersin uygun bi yerde, nefes alırsın, yürürsün ki kafan dağılsın, içesin vardır ya içen zaten boldur kimi zaman da lüzum yoktur, dalarsın bir dükkana dağıtmak için kafanı aldığın 2 ytl'lik ufak kitabın da başlığı olsa olsa "hayat nedir?" olur yazarını anca maç yorumcusu ismine benzetebileceğin birinden hem de, istasyonlar geçer, çok yersin ağzın dolu göründükçe konuşmaya ihtiyaç duymamak için, sonra gelir böyle oturursun işte, tindersticks çalar mesela "until the morning comes" der. Sonra uyanırsın ya en ağırı da o'dur işte, alışkanlıklarının olmadığı bi sabaha uyanmak. Yanlış mesajlara cevap verir, yanlış yollara saparsın. Bir boşluk ki bi türlü içinden çıkamazsın. Bilmiyorum mu sanıyorsun?

50 metreden düşen bir adam tekrarlar durur kendi kendine: "Buraya kadar herşey normal, buraya kadar herşey normal, jusqu'ici tout va bien, jusqu'ici tout va bien...."

Cuma, Nisan 06, 2007

architect olmak lazim bu hayatta

ve,, "nerde kalmistiik" diye sorasi geliyor insanin icinden. son yazimi polonya'dan yazmistim ve bir aydan fazla oldu biseyler karalamayali. oysa koprunun altindan ne sular, ne kopukler bazen siriltiyla bazen de fosurdayarak akti. tahmin bile edemezsiniz imktarini. gercekci gelmez. zira onlar ordan akip giderlerken, biz pek de duragan oldugunu sandigimiz ve dahi ziyadesiyle yanilgiya dustugumuz, bir hayati yasiyor olduk. bu kadar duragan bir hayat yasanmak edilgenligine maruz kalabilirse tabi.

dun matrix reloaded vardi televizyonda. yarisindan sonrasina yetisebildim ancak. serinin en begendigim filmi ilk film olmasina karsin, ikinci filmde "arkitekt" amcanin oldugu sahneyi pek bi severim. zira anlamam hicbi sey soylediklerinden. dogru bir denklemin olagan yanlis artakalanlari, insan soyunun yok olusu, bunun aslinda 6. matrix oldugu vs. vs. iste anlamadigim icin de pek bi guzel gelir bana acayip keyif verir. anlamiyorum ya, yonetmeni de, senaristi de isikciyi da hepsini birer birer adam zannederim. gunluk hayatta da oyle degil midir? anlasimaz davranislarda bulunan zatlar bize garip ve bir o kadar da cekici gelmez mi? "hebele hubele"den mi ibaret bu hayat yahu? olmasa gerek, ama icinde bulundugum garip karmasa beni bu denli bi basitlestirmeye itmekte. bi ara cikariz insallah isin icinden de basitlestirmeye gerek kalmaz bazi seyleri.. tas yerinde agirdir derler. oyle hakkaten.. saygilarimla efendim..

Perşembe, Nisan 05, 2007

Çarşamba, Mart 28, 2007

Şok! Cem ayrımcılığa isyan etti!


28.03.2007 - (Reuters) Alınan duyumlara göre Cem, Merkez B-13'teki ayrımcılığa ve yabancı düşmanlığına bayrak açtı. "Yeter artık, kendimizi özgürce ifade etmenin vakti gelmiştir" diyen Cem, söze "bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyerek devam etti. Ev halkının ve komşuların yoğun ilgisini çeken çıkışıyla Cem, sadece evde değil tüm yurt sathında ayrımcılığa karşı durmanın öneminden dem vurdu. "Bu hareket sadece bana mal edilebilecek bir çıkış değil" diyen Cem "sadece kendimi değil herkesi kapsayacak şekilde özgürlük istiyorum, ayol!" diyerek sessizce olay yerinden ayrıldı.

Çarşamba, Mart 21, 2007

flas flas flass karaya yar gorundu !

diyar diyar dolasan bir dilber "the kara" destanina gonul kaptirdi. Askindan viraneye donen dilber su siralar fellik fellik karayi ararken bir taraftan da su alttaki turkuyu soylemekte acili acili.

Karadır Kaşların Ferman Yazdırır

Zonguldak-İsmet Yeşilgül-Ahmet Yamacı

Karadır Kaşların Ferman Yazdırır,
Aşkın Beni Diyar Diyar Gezdirir.
Lokman Hekim Gelse Yaram Azdırır,
Yaramı Sarmaya Yar Kendi Gelsin.

Ormanlardan Aşağı Aşar Gezerim,
Nazlı Yari Kaybettim Ağlar Gezerim.
Ormanların Gümbürtüsü Başıma Vurur,
Nazlı Yarin Hayali Karşımda Durur.

Karadır Kaşların Benzer Kömüre,
Yardan Ayrı Düşmek Zarar Ömüre.
Kollarımdan Bağlasalar Demire,
Kırarım Demiri Kaçarım Yare.

Ormanlardan Aşağı Aşar Gezerim,
Nazlı Yari Kaybettim Ağlar Gezerim.
Ormanların Gümbürtüsü Başıma Vurur,
Nazlı Yarin Hayali Karşımda Durur.

Uzaklara Gittim Gelirim Diye,
Tabancamı Doldurdum Vururum Diye.
Hiç Aklıma Gelmez Ölürüm Diye,
Ölüm Ver Allah’ım Ayrılık Verme.

Ormanlardan Aşağı Aşar Gezerim,
Nazlı Yari Kaybettim Ağlar Gezerim.
Ormanların Gümbürtüsü Başıma Vurur,
Nazlı Yarin Hayali Karşımda Durur.

Pazar, Mart 18, 2007

Son Dakika... Emrah Yahşi Çalışmaya başlamış...

Evet evet yanlış okumadınız Merkez B13 ün "The Kara"sı, gönüllerin Sebastian'ı Emrah "The Kara" Yahşi çalışmaya başlamış...


Araştırmacı gençliğin ele gecirdiği bilgiler uyarınca Emrah iş hayatına hızlı bir giriş yapmış hatta kendine bir kartvizit bastırmayı bile ihmal etmemiş...

Uzun ısrarlarımız sonucunda sorularımızı yanıtlayan Emrah "The Kara" Yahşi, ten renginin sektörde yeni bir fark yaratacağı ve kendinin sektörünün tanınan insanları arasına girmesine katkıda bulunacağını soyleyerek ekledi. " Bu iş sadece beyazların işi değil, bunu herkese göstereceğim. Bundan sonra da bu coğrafyadaki ırkçılığa karşı haklı mücadelemi sürdüreceğim ve ata mesleğimi yaşatmak için elimden geleni yapacağım, Ne iş yaptığım hiç önemli değil!! "

Araştırmacı Gençlik Ankara'dan bildirdi...

Perşembe, Mart 15, 2007

Nirde bu Be 13 yaughhv

evet sayin ve saygideer ve saygida kusru hos gormeen okuyucular !

the b-13 you have called can not be reached at the moment .... please try again later diyor.

Ulasamiyoruzz yauaww b-13 e ...
ara ara nire kadar ?

cem the cool acmaz
baris the sucker acmaz
emrah the cooker acmaz
aras the bulbul hecc acmaz

acin da telinizi veya cagrii gorunce bi geri donun de bi derya'yi hasretimizi giderek yaw !


evet sevgiliii dinliyiciler burdann b-13 un sakinlerinee sesleniyorum. bu bir halk sesidir !!!

KAYBOLMAYAN B-13 ISTIYORUM !


(cosmus gayri bu cuku ile devin arasinda cift kisilik travmasi yasian bunye)

Pazar, Mart 11, 2007

Biz Heybeli'de Her Gece...






Gamze'nin gelişi vesilesiyle ekibi topladık Cuma akşam...
Vesselam biz Heybeli'de her gece mektaba çıktık durduk....

Çarşamba, Mart 07, 2007

Bel ağrısı paylaşılmaz


Diyorum ki şimdi malum havalar fena, basınç kuşakları bi oyle bi boyle, ev ahalisi de malum kaykık oturmayı sever. Bu bağlamda Yusuf'ta ve şahsımda baş gösteren bel ağrısı problemine acilen çare talep ediyoruz ev halkından. Gelemez olduk anasını satayım. Sen gelmez oldun B-13.

Duman diyor ki: "Aga böyle olmaz ki koca millet harcanmaz ki vay"

Yogunluk icinde kufur ile rahatlama

Efenim,
duyar gibiyim sesinizi.. nerde o eski m-13 nerde o eski yazilar.. kimse yazmaz oldu bu aralar.. diye nara atan sesinizi..

Yogunluktur bizi bu m-13 diyarlarindan uzak birakan..

herkes biryerlerde abuk veyahut sabuk ( size kalmis hangi isin ne oldugunu yorumlamak) islerle gonullerini rahatsiz eylemekte.

bi tek cem gitti gordu polonyanin esmerden yoksun sarisindan gani topraklarini. o da yengeyi ozlemistir ama netekim.

Ben mi, uur mu ethem mi?

Kufur ile rahatlama alemine giris yapmak istemekteyiz. Ne lan bu arzu dolu pozitif yasami adi arzu olmasina ragmen negatif yasama donusturen salaktan hallice aplamiz ?

Verem etti la bizi verem.. Netekim bizim icin de bi tibbi bi psikolojik bi bilmem ne danismanlik veren bi dernek bulsak da ismi lazim deil bas harfi Arzu olan virusten ariniversek.

Hatta proje yaazalim lan.. bize insan haklari ihlali uygulanio dielim, doktorlar bakmio bize, hayata kustuk walla

tek terapimiz var elimizde.

Dilimizde ve aklimizdaki soru ise : yogunluk icinde kufurle rahatlamaya calismak uygun bir terapi midir?